|
 |
|
 |
|
Batı Karadeniz Bölgesi' nin batısında
Bolu iline bağlı bir ilçedir. Ankara -
İstanbul arasındaki E-5 karayoluna 20 km
uzaklıkta olup Yeniçağa - Zonguldak yolu
üzerindedir. |
|
Dört tarafı
ormanlarla kaplı olan ilçemizin, 2
beldesi ve 55 köyü vardır. Yüzölçümü 883
km² olan ilçemizin her
köşesi piknik, dinlenme ve dolayısıyla
turizm yatırımları yeridir. |
|
Nasıl Ulaşırız
? Ankara - Zonguldak devlet
karayolunun 172. km.' sinde kurulan
ilçemizinE-5 karayoluna uzaklığı 20 km.
dir. Bolu ili 62 km. olup, Çaydurt -
Gökçesu üzerinden de ilçeye ulaşmak
mümkündür. |
|
Büyük kentlerimiz
olan Ankara ve İstanbul' a ulaşmak çok
kolaydır. Gerek ilçeden kalkan, gerek
Zonguldak - Bartın yolundan gelip,
ilçeden geçen yüzlerce otobüs her gün ve
her saat çevre illere hizmet
vermektedir. |
|
Bitki Örtüsü :
Karadeniz iklimi etkili olan ilçede
doğal bitki örtüsü de bu iklimin doğal
bitki örtüsü olan orman çok geniş yer
tutar. 883 km²
yüzölçümünün %85' i ormanlarla kaplıdır.
Bu oran Türkiye genelinin %24' lük
oranının yaklaşık dört katıdır. |
|
Hızarderesi
Göleti : Orman işletmesi tarafından
orman yangınlarında suyundan faydalanmak
üzere yapılmıştır. Ortalama derinliği 8
metre olan gölün alanı 5 dekardır.
Göletin ulaşımı Gözecik köyünden
sağlanmaktadır. |
|
Ağalar Gölü :
İlçemizin 6 km. güneybatısında asfalt
yol ile gidilen, kenarındaki acı su
denilen farklı bir suyun bulunduğu,
mevsiminde yaban ördeklerine barınak
olan gölümüz, piknik ve mesire yeri
olarak da tercih edilmektedir. |
|
Dipsiz Göl :
Bölükören Köyü, Dereköy mahallesinde
bulunmaktadır. |
|
Sinan Gölü :
Elemen Köyü, Sinanlar mehallesindedir.
Gölde balıklandırma çalışması
yapılmıştır. |
|
Yayladağ Gölü :
Turna Köyü ile Karakaya Köyü
arasında bulunmaktadır. |
|
YAYLALAR :
Genellikle orman içi açıklıkları olan
yaylalarımız buralara yakın olan
köylerimizin, hayvancılık ile uğraşan
köylülerimizin yaylacılık adını
verdikleri faaliyetleri içerisinde daha
uzun süre yeşil kalabilen bu yerlere
küçük ve büyük baş hayvanlarını
götürerek yaz boyunca kaldıkları ve
hayvanlarını besleyip, sütü ve yününden
çeşitli ürünlerin üretildiği alanlardır.
|
|
Günümüzde hayvan
sayılarının azalması ve dışa göç
nedeniyle hayvancılığın önemini
yitirmesi yüzünden yaylalarımız daha çok
piknik ve mesire yeri olarak
kullanılmakta ve bilinmektedir. |
|
İlçemizin
Başlıca Yaylaları : Ağalar yaylası,
Akçakoca Yaylası, Aktepe Yaylası, Avşar
Yaylası, Bürnük Yaylası, Civcivler
Yaylası, Çukur Yayla, Elemen Yaylası,
Göl Yaylası, Küçükkuz Yaylası, Mamatlar
Yaylası, Sırıklı Yaylası ve Soğucak
Yaylası' dır. |
MENGEN'
DE AŞÇILIĞIN TARİHÇESİ ve AŞÇILIK SANATI
|
Aşçılık sanatı
Mengen ilçesinin ata mesleğidir.
Aşçıların Mengen' li olmalarının ünü
tarihsel bir olayla başlar. El yazması
bir kitapta Fatih Sultan Mehmet,
İstanbul' u fethinden sonra saray
aşhanesini Mengen' li Yakup Ağa isimli
bir paşaya kurdurmuş ve
görevlendirmiştir. |
|
Mengen' li Yakup
Ağa, işe başladıktan sonra bir yeğenini
yanına alarak saray aşhanesinin
bulaşıkhanesinde çalışmaya göndermiştir.
Çok zeki ve çalışmayı çok seven bu kişi
zamanla saray aşhanesinde aşçıbaşı
olmuştur. Mengen' de işsiz olan
yakınlarını, arkadaşlarını yanına
çağırarak ve onları aşçı olarak
yetiştirerek, bütün Osmanlı
topraklarında aşçılığın yayılmasını
sağlamış olup, o günden bugüne kadar
aşçılık sanatı babadan oğula devam edip
gitmektedir. |
|
1981' DEN GÜNÜMÜZE FESTİVALLER |
|
Mengen Aşçılık ve
Turizm Festivali 24 Ağustos 1981 yılında
Mengen Kaymakamı Ali Cafer AKYÜZ' ün
başkanlığında ve değerli aşçılarımız
öderliğinde Ulu Önder Atatürk' ün
doğumunun 100. yılındaki kutlama
faaliyetleri çerçevesinde
başlatılmıştır. |
|
Festivalin amacı;
yöreyi tanıtmak, aşçılık sanatının
önemini belirtmek ve Türk Mutfağı' nın
dünya mutfakları arasındaki yerini
almasını sağlamak, yeni yetişen neslin
bu mesleğe ilgisini çekmek ve aşçılık
sanatının bilimsel ve sanatsal yönünü
ortaya çıkarmaktır. |
|
Geleneksel olarak
her yıl yapılan festivalde hazırlanan
gösteri yemekleri ve düzenlenen
sergiler, davetliler ve halkımız
tarafından ilgi ile izlenmektedir.
|
|
Aşçılık mesleği
ile bütünleşen mutfak malzemeleri ve
gıda ürünleri fuarı, uluslararası
festivalle bütünleştirilmiştir. |
|
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Mengen Aşçılık Meslek Yüksek Okulu |
|
Mengen
Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığının
girişimleriyle ilçemizde A.İ.B.
Üniversitesi' ne bağlı olarak Mengen
Aşçılık Meslek Yüksek Okulu açılmış
olup, okul ilk mezunlarını 1998 - 1999
eğitim ve öğretim yılı sonunda
vermiştir. Yüksek okulumuz aşçılık
programı, turizm ve konaklama sektöründe
hizmet, üretim sektöründe görev
alabilecek ve yönetime yardımcı
olabilecek veya kendi adına işyeri açıp,
çalıştırabilecek nitelikte ara insan
gücünü yetiştirmeyi amaçlayan 4
yarıyıllık bir yüksek öğretim programı
olup, halen nitelikli eğitim ve
öğretimine devam etmektedir. |
|
Mengen Aşçılar Anadolu
Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi |
|
Mengen Aşçılar
Anadolu Otelcilik ve Meslek Lisesi, 25
Ekim 1985 tarihinde 32 öğrenci ile
eğitim ve öğretime açılmıştır. Öğrenim
süresi 4 yıl olan okul, uygulamalı
mutfak eğitimi vermektedir. |
|
Okulda bir yabancı
dil, bir teknoloji, bir çok amaçlı
salon, bir kütüphane, iki uygulama
mutfağı, bir restaurant, 25 yatak
kapasiteli uygulama oteli mevcut olup
ayrıca 200 yatak kapasiteli öğrenci
pansiyonu bulunmaktadır. |
|
Dünyada sadece 4
tane olan Aşçılık Meslek Lisesi' nin
biri de Mengen' dedir. Kuruluş amacı
kaybolmaya yüz tutmuş Türk Mutfağı' nı
dünyaya tanıtmak ve yabancı mutfakları
da öğretmektir. Mezun olan öğrenciler 5
yıldızlı ötellerde aşçılık sanatını
başarı ve takdir ile yürütmektedirler.
Ayrıca öğrenciler İstanbul, Ege ve
Akdeniz' de ki büyük otellere staja
gönderilmektedirler. |
|
 |
 |
|
Kaldırık Dolması |
|
Malzemesi : Ormandan
yazın toplanarak kurutulan
kaldırık yaprağı (40 adet).
½ kg.
mısır unu, bir yumurta, bir
çay bardağı süt, bir yemek
kaşığı salça, iki baş soğan,
bir fincan yemeklik yağ,
½ kg. yoğurt,
bir kaç diş sarımsak. |
| |
|
Yapılışı : Kaldırık
yaprakları kaynar suda hafif
haşlanır. Bir kap içerisinde
süt, mısır unu, yumurta, bir
miktar su ile karıştırılarak
dolma içi hazırlanır. Bu
karışım gayet yumuşak
olmalıdır. Hazırlanan iç
aynı asma yaprağı gibi
sarılır. Tavada yağ ve soğan
hafif pembeleştirilip
salçası konulduktan sonra
biraz da su ilave edilerek
sarılan dolmanın üzerine
konulup pişirilir. Pişirme
işlemi bitince bir tepsiye
boşaltılan dolmanın üzerine
bolca sarımsaklı yoğurt
konulup servis edilir. |
|
 |
|
Cincile Böreği |
|
Malzemesi :
½ kg.
cincile mantarı, 3 baş kuru
soğan, 1 yumurta, 1 çay
bardağı sıvı yağ, 1 su
bardağı süt, 1 kg. yufka, 1
tutam tuz. |
| |
|
Yapılışı : Bir miktar
sıvı yağ ile birlikte
doğranmış soğanları pembe
bir renk alıncaya kadar
kavurup, ardından mantarları
ilave edip suyu çekilinceye
kadar kavurunuz. 1 yumurta,
1 çay bardağı sıvı yağ, 1
bardak sütü derin bir kapta
çırpınız. Önceden yağlanmış
tepsiye yufkaların arasına
bu karışımdan sürerek
yerleştiriniz. Orta kısma
kavurduğunuz cincile ve
soğanı yayınız. Aynı işlemi
diğer yufkalarda da
tekrarlayarak tepsi böreği
görünümüne getiriniz. Üst
kısma çırpılan karışımdan
sürerek önceden ısıtılmış
fırında pişiriniz.
|
|
|
 |
|
Kedibatmaz |
|
Malzemesi : 2 su
bardağı mısır unu, 2 çorba
kaşığı tereyağı, 2 su
bardağı sütün çiği, 100 gr.
ceviz içi veya kaz ciğeri. |
| |
|
Yapılışı : Bir
tencereye 2 bardak su
konulur, içine tuzu da
konularak kaynatılır.
Kaynayan suya mısır unu
yavaş yavaş karıştırılarak
ilave edilir. Karıştırmaya
hamur haline gelinceye kadar
devam edilir. Pişirme,
kaşığın zor hareket
etmesinden yada hamurun
üzerine konulan bir köz
parçasının yapışmayışından
anlaşılır. Süt kaymağı ve
tereyağı tavada eritilir. Bu
çiğ süt kaymağı
pembeleşinceye kadar sürer.
Pişmiş olan hamur küçük
parçalara ayrılarak tabağa
alınır. Aralarına ceviz içi
yada istenirse kaz ciğeri
eklenir. Üzerine kızarmış
yağ dökülerek servis
yapılır. |
|
|
|
|
|